ÜTÜLÜ İFADELER
Mizah ütülü ifadeleri sevmez.
Ütüsüz, ütülenmeye gerek görülmeyen veya ütülense de açılamayan, karışık ifadeleri sever ve abartır.
Abartı gerçeğin kendisi değildir, niyetin gerçeğidir.
Abartı gerçeğin yerine göz diktiği için de yalanla sarmaş dolaştır.
Çünkü amaç şaşırtmak, şaşkınlık oluşturmaktır.
Şaşırmayan, hayrete düşmeyen gülemez.
Bu yüzden bizzat daha da kırıştırmayı seçer ifadelerini.
Ne kadar kırışık dendiğinde, hayır ben kırıştırmadım niye kırıştırayım ki, zaten kırışıktı ben biraz mübalağa ettim diyebilmek için itinayla seçilen bir dille yapar bunu komedyen.
Çünkü eleştiri geldiğinde kıvırabilmesi gerekir.
Bunu kastetmemiştim, ama öncesinde bakın bunu da söylüyorum, kimsenin alınacağını düşünmemiştim diyebilmek için.
Amaç kırışıklığı açmak değil, kırışmaktan kaçıp, bizzat kırıştırmaktır.
Ne var bunda canım!
GÜLÜCÜLER VE GÜLÜCÜKLER
“Si……min “dalgıçları”…
Ha ha ha…
He he he…
“Gerçekten, gerçekten nefret ediyorum.”
Ha ha ha…
He he he…
Yemenli bir çocuk için: yaş altı (6) yolun yarısı eder…
Ha ha ha…
He he he…
Kabul gören yanıyla mizah her zaman, her sınıfta her alanda geçer akçedir.
He he he güler insanlar.
Neden güler;
Sınır aşımlarına güler, hele küfür eşliğindeyse.
Utandırdığında güler insan, ama tiye alan utanmamalı, utanırsa kendi gülemez derler.
Bunu sürekli yapan ise, bayağı utanmaz olmalı elbette.
Kendi utancına tebessüm ederken başkasının utancına kahkaha ile gülenler; gülerken daha da abartıya kaçarlar.
Abartı abartıyı getirir, bizim toplumda buna da eşek şakası derler.
Güldürücü gülücükler atarken,
Utanması kalmayanlar: gülücüler ise her şeye gülmeye devam ederler.
Haklılar.
Ne var ki bunda?
HUDUTSUZ
TCK 216
“Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama”
Bizde her şeyin ucu açık.
Kanun tek sonuçlar muhtelif.
Aynı suçtan iki ayrı mahkemeye yapılan başvuru neticesi:
Bir mahkeme takipsizlik verirken,
Diğeri HGB uyguluyor: ceza veriyor ve hükmün açıklanmasını geri bırakıyor.
Bu da adaletin mizahı olsa gerek.
Kanun sınırı belirtmek için, suçun net tanımı için vardır.
Kanun sana göre, bana göre yaklaşımını ortadan kaldıran bir norm olmalıdır.
Biz her şeyin sınırsız olmasını seviyoruz.
Ama sınır güven, güvenli alan demektir.
Sınır mutluluktur, umuttur.
Sınır yoksa özgürlük yoktur.
Özgürlük yoksa ahlak da yoktur.
Ahlak yoksa, sınır yoksa karışıklık, kavga kaçınılmazdır.
Çünkü ahlaksızlık, özgürlük değildir.
Ahlaksızlık, sınırsızlık demektir.
Ahlaksızlık; sınırı aşmak, hadsizlik demektir.
Hiçbir şey sınırsız değildir, olmamalıdır.
Mizahı da bundan bağımsız düşünemeyiz, düşünmemeliyiz.
Bu kahramanımız(!) için de geçerlidir.
Kahramancılık oynamak istiyorsa annesi, kız kardeşi, sevgilisi üzerinden, annelerimiz üzerinden cinsel içerikli mizah yapması, yapmış olması beklenir.
Irklar (Kürtler, Yahudiler), inançlar (Alevilik, Musevilik, Zerdüştlük, Ezidilik…), Atatürk, Nutuk, pkk ve diğer yasadışı örgütler, cinsiyetçilik veya meslek grupları üzerinden de yapması beklenir.
Hadi bakalım yap da görelim, yaptıysan da izleyelim; ama yok değil mi, ateist komünist kahraman(!), sol mahallenin bilmem ne görünümlü liberal çocuğu.
Hem yapamazsın, hem de yaptırmazsın, değerlerini bilmem ama yaptırımlardan korkarsın.
Çünkü onlar mizah alanına sokulamaz değil mi?
Hepsi korunuyor, korunaklı bir alan değil senin için, deneyen ablalarının, ağabeylerinin düştüğü durumu bildiğinden mizahın bile arkasına sığınmanın, sanatın elinden sarılmanın yetmeyeceğinin gayet iyi biliyorsun.
Ama tanınmak, bilinmek de istiyorsun. Bunun en kolay yanı da gayet iyi biliyorsun: İslam Dini Kitap ve Peygamber üzerinden dalga geçmek.
Çünkü korumasız, yaptırım gücü zayıf…
İhmal edilen şu ki, kimilerinin değerleri savunulması gereken zirveleridir.
DGciğim ve DGciler şunu asla aklınızdan çıkarmayın:
Zirveler zırvalarla yıkılmaz.
Siz mizahı susturucu takılı bir silah gibi kullanarak, cinayetinizin ispatlanamayacağını düşünmeye devam edin,
Gerçeğin kati susturuculuğuyla karşılaştığınızda, bu sessizlik karşısında kulaklarınızı kapamanız yetersiz kalacak.
“Casus Belli”
Ne var ki bunda?
Cehalet ve cahilliğe karşı geldiğini sanan;
Akılsız rasyonalistler
Bilgisiz fikir sahipleri
Cahilliği tahsil eden
Eğitimli, örgütlü cahiller
“Kitap” sizin için ne diyor biliyor musunuz? “Kitap Yüklü Eşekler”
Ne kadar net bir ifade değil mi?
Gerçi ben eşekleri seviyorum.
Dişleri hele o gözleri yok mu…
Beğeniyorum,
Ne var ki bunda?
Arkası haftaya.
Muhabbetle…
Yavuz KARA