Mersin, denizle kurduğu ilişki sayesinde Mersin'dir. Şimdi bu ilişki, Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasında uzanan yaklaşık 8 kilometrelik kıyı şeridiyle yeniden canlanacak.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sahile inenler bilir; Mersin'de gün denizden doğar. Akdeniz'in maviliği, palmiye ağaçlarının gölgesi ve kilometrelerce uzanan kıyı şeridi, bu kentin en büyük zenginliklerinden biridir. Türkiye'nin birçok kentinde insanlar denizi uzaktan seyrederken, Mersin'de deniz yaşamın tam içindedir. Yürüyüş yapanların, bisiklet sürenlerin, balık tutanların ve gün batımını izleyenlerin ortak buluşma noktasıdır sahil.
Bu nedenle kıyı şeridinde yapılacak her çalışma yalnızca teknik bir proje olarak görülemez. Çünkü söz konusu olan şey kentin belleğidir. Çocukluğumuzun yaz akşamlarında henüz bu yol yokken Viranşehir bizim avuntumuz olurdu denizi görmek için, şimdiki nesil daha şanslı gençliklerinin yürüyüşleri, dost sohbetleri ve denizle kurdukları o eşsiz bağ eminim onların hayatlarında önemli yere sahip. Hatta bazen yaşlı başlı adamlar ellerinde sandalye dinleniyor, keyfini çıkarıyor sahilin, ağaçlar altında. Mersin'in ruhu biraz da bu kıyılarda saklıdır.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin Mezitli'ye kadar uzanan sahil hattında yapmayı planladığı dolgu ve kum yenileme çalışması bu açıdan dikkat çekici bir adım. Benim gibi doğayla iç içe olmaktan hoşlanan biri içinse en büyük proje bu sanki, ben böyle hissettim. Amaç, zamanla yıpranan kıyı yapısını güçlendirmek ve sahili yeniden geniş kum alanlarla buluşturmak. Eğer planlandığı şekilde hayata geçirilirse, kent uzun yıllardır özlemini duyduğu daha doğal ve daha kullanışlı bir kıyı görünümüne kavuşabilir.
Kum, çoğu zaman sıradan bir ayrıntı gibi görülür. Oysa bir sahilin karakterini belirleyen temel unsurlardan biridir. İnsanları denize yaklaştıran, çocuklara oyun alanı sunan, kıyıya sıcaklık ve doğallık kazandıran şey kumdur. Betonun sertliğiyle denizin yumuşaklığı arasında kurulan en doğal köprüdür. Bu nedenle sahilin yeniden kumla buluşacak olması, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm anlamına geliyor.
Mersin epeydir nüfusu artan, büyüyen ve gelişen bir kent. Ancak büyümenin beraberinde getirdiği en önemli soru şu: Kent gelişirken yaşam kalitesi de aynı ölçüde artıyor mu? İşte sahil projeleri bu soruya verilen önemli yanıtlardan biri. Çünkü modern şehircilik artık sadece yollar ve binalar inşa etmekle ölçülmüyor. İnsanların nefes alabileceği, doğayla temas kurabileceği kamusal alanlar oluşturmak da en az diğer yatırımlar kadar değer taşıyor.
Sahil şeridi aynı zamanda Mersin'in vitrini. Şehre ilk kez gelen bir ziyaretçi çoğu zaman Mersin'i sahiliyle tanıyor. Akdeniz'e açılan bu uzun kıyı hattı, kentin kimliğini yansıtan en güçlü görüntülerden biri. Bu nedenle yapılacak düzenlemelerin yalnızca bugünü değil, gelecek on yılları düşünerek planlanması büyük önem taşıyor.
Elbette her kıyı müdahalesinde olduğu gibi çevresel hassasiyetlerin de gözetilmesi gerekiyor. Deniz ekosistemi, kıyı canlıları ve doğal denge korunabildiği ölçüde bu tür projeler gerçek anlamda başarılı sayılabilir. Kentin geleceğini inşa ederken doğanın sesini duymak, artık bir zorunluluk. Bu bağlamda, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ile işbirliği içinde yürütülen proje; yapay zeka destekli su kalitesi izleme ve drone ile plastik atık haritalama çalışmalarını içeriyor.
Mersin sahiline baktığımızda umut verici bir tablo görmek mümkün. Çünkü şehir, denizle olan bağını koparmak yerine güçlendirmeyi hedefliyor. İnsanların kıyıya daha rahat ulaşabildiği, çocukların kumda oynayabildiği, ailelerin deniz kenarında vakit geçirebildiği bir sahil anlayışı, çağdaş kent yaşamının önemli bir parçasıdır.
Belki birkaç yıl sonra Müftü deresinin önünden Mezitli'ye doğru yürüyen bir çocuk, ayaklarının altındaki kumun nasıl geri geldiğini bilmeyecek. Ama denizle daha yakın bir ilişki kuracak, sahili daha özgür kullanacak ve bu kentin kıyılarında yeni anılar biriktirecek. Aslında bütün mesele de bu değil mi?
Şehirler, insanlarına bıraktıkları hatıralarla yaşar. Ve Mersin'in en güzel hatıraları, her zaman olduğu gibi yine denizin kıyısında yazılacaktır. Gerçekten Mersinli olanlar sahilin önemini bilirler.
Mezitli’deyse kıyı şeridinde yapılan yürüyüş yoluyla kentin yeni yüzü şekilleniyor adeta. Buna da bir başka yazıda değineceğim.