Hasan Gezer
Yaşar Nezihe'nin Şiiri ve Bitmeyen 1 Mayıs'lar
Yazı Tarihi :
1.05.2026
E-Mail
:
gezer.hasan@gmail.com
“Gel ey emekçi, gel ey dertli, bugün bizim günümüzdür.”
Bu dizeler, 1882 doğumlu Yaşar Nezihe’ye ait.
1921’de yazdığı “1 Mayıs” şiiri, edebiyat tarihimizde alışılmış çizginin dışında durur. Çünkü ne estetik kaygıyı önceleyen bir metindir ne de dönemin güç odaklarına, iktidarına göz kırpan bir dil taşır. Sömürüyü, grev kırıcıları ve emeği değersizleştiren düzeni anlatır.
Bu duruş bu itiraz, karşılıksız kalmaz, takip edilir, yargılanır, susturulmak istenir.
Ama şiirin kaderi ile anlattığı meselenin kaderi birbirine benzer ve kolay kolay ortadan kalkmaz.
Yaşar Nezihe 1971’de hayatını kaybeder. Aradan geçen onca zamana rağmen, metinlerinin hâlâ güncel bulunması ise üzerinde durulması gereken asıl noktadır. Yani emeğin karşılığını alamıyor olmaso gerçekliği.
Çünkü mesele edebiyat ve bir şiir değildir.
Bugün, çalışanların önemli bir kısmı için geçim hâlâ temel bir sorun olmaya devam ediyor. Ücretler ile hayat pahalılığı arasındaki mesafe açılıyor. Enflasyonun etkisi, gündelik hayatın en basit kalemlerinde daha görünür hale geliyor. Bu tablo, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Çalışmak, neden giderek daha az yetiyor?
Sıkça tekrarlanan “emek kutsaldır” sözü, bu noktada başka bir anlam kazanıyor. Eğer bu cümle, somut karşılıklarla desteklenmiyorsa, bir temenniden öteye geçemiyor maalesef.
Öte yandan, vergi yapısından ücret politikalarına, sosyal güvenlikten emeklilik sistemine kadar uzanan geniş bir alanda yapılabilecek düzenlemelerin varlığı da biliniyor. Tartışma çoğu zaman bu konuların nasıl ele alınacağı üzerinden ilerliyor.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, bu açıdan yalnızca sembolik bir gün değil; aynı zamanda bu soruların yeniden hatırlandığı bir eşik.
Yaşar Nezihe’nin şiiri bugün yeniden okunuyorsa, bu sadece geçmişe dönük sloganvari bir ilgiyle açıklanamaz. Daha çok, bugünün meselelerinin o dizelerde kendine bir karşılık bulmasıyla ilgilidir.
Ne şiir tamamen geçmişte kalmıştır, ne de anlattığı mesele.
Değişen ne, aynı kalan nedir?
1971’de aramızdan ayrılan Yaşar Nezihe’yi anarken, bu soruyu sormak hâlâ anlamlı görünüyor.
Ruhun şad olsun sevgili şairimiz.