image Ahmet Kemal Tekin
180/600

Yazı Tarihi : 20.03.2026
 E-Mail :

 

 

Keskin bir lens mi var elimde. Uzaktan bakmayı tercih ediyorum her şeye mümkün olduğunca. Her zaman ki gibi usun sınırlarını zorladım fakat bir ona yaklaşmak için uğraşıyorum, nedenini bilemiyorum, akıl ve yer zaman zaman yerinden olabilir mi bundan emin değilim, bildiğim tek şey ortak bir payda da bir türlü buluşamıyoruz. Halbuki her şeyin sonunda elimdeki lensten çıkan fotoğraf onu tanımlıyor adeta. Kim ne derse gülüp geçiyorum, beni öyle bilmelerine gerek yok, onlardan epey uzaktayım, öyle bilseler de beni çektikleri yeri, kişiliklerini bildiğim için, onlarla asla burada buluşmam, varsın öyle bilsinler diyorum ve başımdan defolup gidebilirler. Benim derdim onlar değil ve onların saçma sapan yerleri. Ne verdiler ki beni o yere koyacaklar.

Arada sırada bulaştığım yapay zekanın bile saçmalama derecesi bu kendilerini yetkin görenlere göre epey anlayışlı, hiç değilse sonunda yapay zeka belirli bir ölçütte kendine ait bir silsile içinde insana dair bir yerde duruyor. Uzaktan gene lensi iyice kızıl gerdana doğru yaslıyorum, canım kızıl gerdan her zamanki gibi şen şakrak, şamatacı, bir bunların şamatasından haz ediyorum. Bir bunları anlıyorum. Doğanın ortasında bu denli burnumun dibine gelmesine hayret ediyorum, olasılık dahilinde miydi bunlar, yanımda kamuflajda yok! Demek ki insana dair olanla baş edebiliyor, şen şakrak haliyle, ya onca yıl bulunduğum yerde şen şakrak olduğunu sanan gösterişli olduğunu düşünen tipler. Bunlardan böyle böyle uzaklaşmadım mı zaten, doğaya böyle böyle varmadım mı..!Ricayla dönmüştüm…gene burnumu boka batıracağımı bu kez iyice uzaklaşacağımı bilerek hepsinden uzaklaşıyorum, sanki bir bok biliyorsunuz demek geliyor içimden gene ama bilmediklerini biliyorum, ne biliyorsunuz ki, fotoğrafı bile bilmiyorsunuz, zaten bildiğiniz tek şey dedikodu.

Hakkımda ne söylüyorsanız doğru mu, emin misiniz? Beni, ardımdan konuşanlarla yargıladınız, bu yaşantının tam ortasında kızıl gerdan kadar bile olmadığınızı bilmek beni sevindiriyor, o kadarcık bile değilsiniz, beni zerre şaşırtmadınız, buna gülüyorum, aileme ve arkadaşlarıma, gerçekten arkadaşlarıma anlatıyorum, bu olan biteni. Hatta takılıyoruz kendi aramızda gazozlar benden diye. Bu olayı daha büyütmek gibi bir niyetim olsaydı büyürdü büyük olasılıkla. Ama hiçbir zaman bana laf edenlere cevap vermedim, zaten kime ne cevap vereyim ki! Kızıl gerdana, kum zambağına cevap vermeyi tercih ederim.

Derin bir nefes alıyorum tekrar bunları düşünürken, çıt bir poz daha, hâlâ benimle, hayret üstelik teybin sesi de açık, bu sırada teypte bir şarkı dönüyor, kızıl gerdan şen şakrak havalanırken; kendi kendime konuşuyorum; bu dünyada en çok Orhan Veli’nin Dedikodu şiirine yer verdim, Levent Kırca bağırıp dururken teypte, ardından Sezen Aksu çıkıyor; ben sende tutuklu kaldım, kızıl gerdan çoktan uçup gitmiş, bulutların arasında görünen gün ışığıda.Bayramın ve doğum günün kutlu olsun diye bir iletiyle ona ulaşıyorum, uçup giden bir sesle.



  YORUM YAZ
 
Adınız Soyadınız
 
Yorumunuz
 
 
  GÜNCEL
 
 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 
 
 

 

Mersin Post | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinpost.com.tr © Copyright 2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Mersin Post basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA